Adam Gibi Gidiyorum...
12/10/2008 · Kategori: Spor

“Bana adam gibi adam Ertuğrul Sağlam' dediler. Görevime adam gibi başladım, adam gibi devam ettim ve adam gibi bitiriyorum" Evet bu sözler Ertuğrul Sağlamın 7 Ekimde yaptığı basın toplantısında sarfettiği son sözler. Sizce bu sözler fazlaca duygusal türk halkının duygularını sömürmeye yönelik süslü sözler mi? Ertuğrul Sağlam’ı, “Avrupa’da” aldığı başarısız sonuçların ardından, istifa etmesini alkışlamalı mıyız? Yönetime, teknik direktör henüz görevdeyken, farklı bir hoca arayışına girmesi nedeniyle esaslı bir küfür mü etmeliyiz?
Öncelikle açıklığa kavuşturulması gereken konu Ertuğrul Sağlam gerçekten de başarısız mıydı? Eğer başarısızsa bu başarısızlığın boyutu Beşiktaş’ı çalıştırmasını engelleyecek boyutlar da mıydı? Beşiktaş Ertuğrul Sağlam’ın görevde kaldığı süre boyunca 61 resmi karşılaşmaya çıktı, bunların 38 tanesini kazanırken, 15 tanesinden yenilgiyle, 8 tanesinden de beraberlikle ayrıldı. Türkiye’de hiçbir kupa kazanamadı, iki yıl üst üste kazanılan “Fortis Türkiye Kupası” dahil. Avrupa’da ilk yılında grup maçları oynanmasına rağmen, bu sezon ilk turu bile geçemedi. 5 derbi maçına çıktı sadece birinden galibiyetle ayrıldı. Bu tabloya bakılarak ve futbol sonuç oyunudur mantığıyla hareket edersek, Ertuğrul Sağlam Beşiktaş da başarısız olmuştur. Bu nedenle de basın toplantısında sarf ettiği sözler süslü sömürü sözlerinden başka bir şey değildir. Yönetim Ertuğrul Sağlam’ı “harcamamıştır” Ertuğrul Sağlam aldığı başarısız sonuçlar sonucunda kendi ipini kendi çekmiştir. Yönetim de üstüne düşeni yapıp, Ertuğrul Sağlam’a hak ettiği değeri verip, o daha görevdeyken farklı hoca alternatiflerini gözden geçirmeye başlamıştır. Varılan bu “sözde” sonucun ardından futbolun anavatanı ve birçok otoriteye göre en iyi oynandığı ülke olan İngiltere’den bir takım ve teknik direktör (İngiltere’deki ismi ile menager) örneği vermek istiyorum.
En zengin kulüpler sıralamasında uzun süredir birinciliği elden bırakmayan Manchester United ve teknik direktörü Sir Alexander Chapman Ferguson. Öncelikle Sir Ferguson’un kısa bir karnesine bakmak doğru olacaktır. Oynadığı 1122 maçın 643’ünü kazanmış 208 kez kaybedip, 271 kez de berabere kalmış. Madem ki futbol sonuç oyunu ve biz sayıları dikkate alıyoruz kıyaslanması durumunda galibiyet yüzdeleri iki teknik direktör arasında şu şekildedir: Ferguson %57, Ertuğrul Sağlam %62. Bu sonuca göre Manchester United çok kötü yönetilen bir takım; çünkü Ertuğrul Sağlam gibi daha 5 yıldır teknik direktörlük yapan bir teknik adamdan daha kötü galibiyet yüzdesine sahip bir hocayı “22” yıldır görevde tutuyor. Üstelik Galatasaray gibi United’la boy ölçüşemeyecek bütçeye sahip bir takım United’ı 93-94 sezonunda saf dışı bırakarak devler liginde yoluna devam etti. Yine aynı United şimdi ki gücünün yarısına bile sahip olmayan Fenerbahçe gibi bir kulübe kendi evinde, 40 yıl sonra ilk kez, yenildi. Ve son olarakta çok yakın bir geçmiş örneği 2005-2006 sezonu şampiyonlar ligi mücadelesi. United, Benfica, Villarreal ve Lille gibi dönemin Manchester’le boy ölçüşemeyecek takımları United’ı sonunculuğa itti ve ilk turda şampiyonlar ligine veda etmesine neden oldu.
Tabii ki bu yazılanlar,bu galibiyet yüzdeleri ve bu alınan bazı başarısız sonuçlar, Sır Alex Ferguson’un başarısız bir teknik adam olduğunu göstermez. Çünkü Ferguson’un 22 yıla sığdırdığı 9 FA Premiership şampiyonluğu, 1 Fa kupası, 6 FA Charity/Community Shield kupası, 2 Şampiyonlar Ligi kupası, 1 Kupa Galipleri Kupası, 1 Kıtalar Arası kupa, 1 Süper Kupa’sı vardır. Ama asıl, ve benim için en önemli olan, nokta Sır Alex Ferguson ilk lig şampiyonluğunu göreve başladığı 1986 yılından 7 yıl sonra 1993-1994 yılında almıştır, ilk Avrupa kupasını, Kupa Galipleri Kupası olmak üzere, göreve başladıktan 5 yıl sonra almıştır. Yani ilk önemli başarı yaklaşık 5 yıl sonra gerçekleşmiştir bu da Ertuğrul Sağlam’a tanınan sürenin yaklaşık 3,5 katı bir süre.
Sonuç olarak; her ne kadar nicelikselin yanında, ağırlıkla niteliksel bilginin koyu bir taraftarı olsam da akıllarda daha sağlam yer edinen istatistiki bilgilerle, Ertuğrul Sağlam’ın istifa kararına eleştirel bir bakış açısı getirmeye çalıştım. Bir önceki görev aldığı takımda sıfırdan, ligin tekelci takımlarına kafa tutan ve şampiyonluğu zorlayan, Avrupa kupalarına katılmayı başaran, bir takım yaratan. Bu sezon ligde namağlup devam eden bir takım yaratan Ertuğrul Sağlam’a daha fazla şans tanınması gerektiğini düşünüyorum. Türk futbol kulüpleri yöneticilerinin, keyif almak için oynayabilecekleri, oyuncakları değildir. Bu takımlar geçmişlerinde, bu takımlarda top koşturmuş değerli futbolcuların, bu takıma her zaman destek veren taraftarlarının malıdır. Bu nedenle böyle kutsal sahipleri olan bu takımlardan kirli, ve ruhsuz eller uzaklaşmalıdır. Bu takımların ihtiyacı olan zengin ama kirli eller değil, yöneticiliğini yaptığı kulübün ruhuna sadık, kulübe hakkettiği saygıyı gösteren şerefli, “Adam Gibi Adamlardır”..
İsmail Taş.
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
Fatih Terim üzerine 1-2 söz.
12/10/2008 · Kategori: Spor

Fatih Terim üzerine:
Bazı karakterler çok fazla sevilirler, yaptıklarının ne olduğu çok da önemli değildir aslında. Toplum üzerinde yarattığı etkilerin çeşit çeşit özellikleri bazı insanlar için yaptığı işlerin önüne geçerler.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Olimpiyat oyunlarını neden biz oynayamıyoruz.?
10/10/2008 · Kategori: Spor

2008 Pekin olimpiyat oyunları üzerine:
Amerikalı bir sporcu yarışı 3. bitirdikten sonra açıklamasında ülkesinin kendisi için yaptıklarına teşekkür ediyor. Söyledikleri yaklaşık olarak şu: Bundan 4 yıl önce hem yarım gün bir işte çalışıyordum hem çocuğuma bakıyordum hem de spor yapmaya çalışıyordum daha sonra devletin bana ve benim gibi sporculara ayırdığı bütçe sayesinde sadece işimi yaptım ve bu başarıyı elde ettim. Sporcusunu işine konsantre edebilmek için ekonomik anlamda rahatlamasını sağlayan, bunun için bütçe ayıran ve onu destekleyen bir anlayış. 68 sporcuyla olimpiyatlara katıldık, 1 altın, 4 gümüş, 3 bronz ile olimpiyatları tamamladık. Bir çok branşta madalya şansını daha ilk turlarda kaybettik, bunun yanında takım sporlarının hiç birinde yarışmadık ve bir çok branşa yarışmacı götüremedik. Biz mi hızlı koşamıyoruz, yoksa topu onlar daha mı iyi sektiriyor. Japonlar doğuştan atıcı da türklerin ata sporu değil mi at, avrat silah... Sadece kabul edebileceğim Jamaikalıların çok hızlı koştuğudur. Phelps'in 8 altın madalya almasının ABD'nin okyanusa kıyısı olmasına mı bağlayabiliriz. Ekonomik olarak sporcuları destekleyemiyoruz. Ama zihinsel olarak da desteklemiyoruz. Oluşan bir olimpiyat geçmişimiz yok, aslında olimpiyat sevgimiz de yok. Kadınları dış dünyadan izole şekilde yaşatıp, erkeklerimizi kahvelerde oturtmayı seçmişiz biz. Sadece futbolumuz var, o da futbol değil. Biz geleneksel yapımızı koruyoruz da Uzakdoğu çok mu geleneklerinden uzak, Herşey ekonomiyle ilişkiliyse Kenya yada Kazakistan yakında G-8'e dahil olacaklar. politikasısız, turnuvalardan önce çığırtkanlığımız dünyalara bedel, sadece kamuoyu oluşturuyoruz. ve popülaritesi geçince aldığımız yere geri koyuyoruz. ne oyunu seviyoruz ne oynayanı. sadece vakit geçiriyoruz. Daha da çok zamanımız var önümüzde, oyun oynamaya...
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::